13 Mart Hızlı Satranç Turnuvası

Geçen hafta ara verdiğimiz hızlı satranç turnuvalarının dördüncüsü, 13 Mart Cumartesi günü düzenlenecektir. Anafartalar Kapalı Spor Salonu kafeteryasında düzenlenecek olan turnuva saat 15:30 ‘da başlayacaktır. Katılım başvurularının daha önceki turnuvalarda olduğu gibi atillaaksoy@hotmail.com adresine yapılması gerekmektedir.

Turnuva yönergesi için tıklayınız.
Başvuru formu için tıklayınız

Bravo Çocuklar Bravo

Sporcularımız Türkiye yaş grupları turnuvasında başarılı sonuçlara imza atmaya devam ediyor.Nilay İlter aldığı galibiyet ile 7de 5.5 yaparak derece umutlarımızı artırdı,öte yandan gururumuz Ayça Aksoy,son turda beraberlik alırken en yakın rakibine yarım önde 8.tura girecek.Janberk Atikol,aldığı galibiyetlerle 9da 6.5 puana yükseldi.Diğer sporcularımızın puanları ise şöyle;Alp Başaran 9da 5,Mert Sakarya 9da 5.5,Cem Ünüvar 9da 5,Baran Çakar 9da 4,Tarık Gökçem Gürsel 9da 4,Mert Aka 9da 3.Sporcularımıza başarılar diliyoruz.

Çanakkale’nin Polgar’ı Türkiye’ninki olmaya aday Ayça Aksoy!!

Başarılı sporcumuz Ayça Aksoy rakiplerini bir bir devirmeye devam ediyor.Oynanan 6 maçıda kazanan Ayça,turnuvaya en yakın rakibinden 1 puan önde devam ediyor,öte yandan bir diğer başarılı sporcumuz Nilay İlter’de 6 maçta 4.5 yaparak turnuvada kategorisinde 5.sırada bulunuyor,diğer sporcularımızda ise durum şöyle;Janberk Atikol 7de 4.5,Cem ünüvar 7de 3,Alp Başaran 7de 4,Mert Sakarya 7de 4.5,Baran Çakar 7de 3,Tarık Gökçem Gürsel 7de 2.5,Mert Aka 7de 1.5 .Turnuva yarın oynanacak turlarla devam edecek, tüm sporcularımıza başarılar diliyoruz…

Harika bir 4.tur

Türkiye yaş grupları turnuvasında 4.tur sporcularımız için oldukça iyiydi,Cem Ünüvar ve Mert Aka  berabere kalırken,Diğer 7 sporcumuz rakiplerini mağlup etmeyi başardılar.Yarın iki tur oynanacak olup,ilk turlar 10.00 da başlayacaktır.Tüm sporcularımıza başarılar….

Şampiyona heyecanı tüm hızıyla sürüyor

Türkiye yaş grupları şampiyonasında heyecan devam ediyor.Üçüncü tur sonrasında Ayça Aksoy 3puan ,Nilay İlter,Alp Başaran;Mert Sakarya,Janberk Atikol 1.5 puan,Cem Ünüvar,Baran Çakar 1puan,Tarık Gökçem Gürsel 1/2puan,Mert Aka ise henüz puan alamadı.Sporcularımıza başarılar…

Türkiye yaş grupları şampiyonası başladı…

Uzun zamandır beklediğimiz yaş grupları şampiyonası bugün Antalya’da başladı,Çanakkale’mizin yetenekli çocuklarınında yer aldığı turnuvaya 998 sporcu katıldı.Oynanan ilk maçlarda Nilay İlter,Ayça Aksoy,Mert Sakarya rakiplerini mağlup ettiler,Janberk Atikol berabere kalırken,Tarık Gökçem Gürsel,Mert Aka,Baran Çakar,Alp Başaran,Cem Ünüvar rakiplerine mağlup oldular.İkinci Turlar pazartesi sabah 10.00 da başlayacak.Sporcularımıza başarılar diliyoruz…

İlköğretim Okulları Arası Satranç Turnuvası

İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik Spor İl Milli Eğitim Müdürlüğünün onayıyla Çanakkale geneli İlköğretim Okulları arası Satranç Turnuvası düzenlenecektir. Turnuva, okulların ara tatile gireceği son hafta başında, 19-20 Ocak (Salı/Çarşamba) tarihlerinde belediyespor merkezinde gerçekleştirilecektir. Minikler, Küçükler ve Yıldızlar olmak üzere 3 ayrı kategoride gerçekleştirilecek olan organizasyon, Çanakkale’de ilk kez, okullar arası turnuva olma özelliğini de taşıyor.Turnuva Çanakkale merkez ve ilçelerinde bulunan tüm ilköğretim okullarına açıktır.
——————————————————–
Turnuva fotoğrafları galerimize eklenmiştir. Galeriye gitmek için tıklayınız.

——————————————————–

Turnuva sonuçları

MİNİKLER TAKIM SIRALAMASI:

1. Özlem Kayalı İÖO A Takımı

2. Ömer Mart İÖO A Takımı

3. Özlem Kayalı İÖO C Takımı

KÜÇÜKLER TAKIM SIRALAMASI:

1. Özel Çanakkale İÖO

2. 18 Mart İÖO A Takımı

3. Cumhuriyet İÖO

YILDIZLAR TAKIM SIRALAMASI:

1. Ömer Mart İÖO

2. Özel Çanakkale İÖO

3. 18 Mart İÖO

TÜRKİYE’NİN TARİHİ ZAFERİ

Dünya takımlar şampiyonasının 7. turunda Türkiye büyük bir başarıya imza atarak dünya sıralamasında 3. sırada bulunan İsrail’ i 2,5-1,5 yendi. .Bütün oyuncuları GM olan İsrail ekibine karşı sadece 1. masada kaybettik, diğer masalarda ise 2 galibiyet ve 1 beraberlik sonucu toplamda 2,5-1,5 öne geçerek tarihi zafere imza attık. Bu mücadelede emeği geçen bütün sporcularımızı tebrik ediyor ve diğer turlarda da başarılar diliyoruz.

Dünya Takımlar Şampiyonası

Bu yıl Bursa’da düzenlenen Dünya Takımlar Şampiyonası 5 Ocak’ta Başladı. Bugün 15:00 ‘da Mısır’la yapacak olan takımımızda 1. masada 2497 ELO’lu Kıvanç Haznedaroğlu, 2. masada 2489 ELO’ya sahip oyuncumuz IM Mert Erdoğdu, 3. masada Türk Milli takımının genç yeteneği ve 2468 elo’yta sahip olan IM Mustafa yılmaz ve 4. masada da 1990 doğumlu ve 2449 elolu oyuncumuz IM Emre Can oynuyor; yedeklerimiz ise, 2493 ELO’lu IM Barış Esen ve takımımızın en genç oyuncusu olan 2392 Elo’lu FM Fırat Burak.  Takımımızı 1966 doğumlu ve 2492 ELO’su olan GM Efstratios Grivas çalıştırıyor. Şu ana kadar oynadığı 5 maç sonucu 4  puanı olan takımımıza bundan sonraki turlarda başarılar diliyoruz. Maçlar 9. tur hariç 15:00′da başlayacak ve www.tsf.org.tr ‘den canlı olarak izlenebilecektir. Turnuva hakkında ayrıntılı bilgi için yine www.tsf.org.tr  ’yi ziyaret edebilirsiniz.

Satranç Makinesi Dahi Capablanca

Tüm zamanların en çarpıcı satranç dehalarından biri olan ve 1921′den 1927′ye kadar dünya satranç şampiyonu olan Jose Raul Capablanca 19 Kasım 1888′de Havana’ da doğdu. Dört yaşında bile değilken babasının arkadaşlarıyla oyunlarını izleyerek satrancı kendi kendine öğrendi. Oynamayı öğrendikten sonra küçük Jose ilk oyununu Havana kulübünün iyi oyuncularından Iglesias’la yaptı. Iglesias’ın vezir çıkarak oynadığı oyunu Capablanca kazandı. Bu galibiyet geleceğin dünya şampiyonunun göstereceği hızlı gelişimin ilk basamağı olmuştur. 8 yaşında bir ilkokul öğrencisi olarak satranç kulübüne sadece pazarları uğrayabiliyor, geri kalan günlerde evde kendi başına çalışıyordu. 11 yaşına geldiğinde Havana’nın en iyi oyuncularından biri olarak kabul ediliyordu.

Yeteneği öyle gelişti ki daha 13 yaşındayken o zamanın Küba şampiyonu Corzo’yu mağlup ederek ülkesinin şampiyonu oldu. O zaman için inanılmaz bir başarıydı. İlerleyen yıllarda üniversite eğitimini almak için gittiği ABD’de yaşamaya başladı. Satranç tutkusu öyle kuvvetliydi ki üniversitede sadece kısa bir süre kalarak, ABD’nin satranç merkezlerini dolaşmaya başladı ve rakiplerini inanılmaz bir kolaylıkla yendi. 1909 yılında dünya satrancının zirvesindeki oyuncularla karşılaşmaya başladı. Zamanın en kuvvetli oyuncularından ve dünya şampiyonu adaylarından Frank Marshall’ı sansasyonel bir şekilde yenişi, San Sebastian Büyükustalar turnuvası’nda Vidmar, Rubinstein, Marshall gibi oyuncuların önünde birinci olması satrancın yükselen yıldızı olduğunun onaylanmasını sağladı. 3 yıl sonra Saint Petersburg Büyükustalar turnuvası’nda Capablanca Lasker’le ilk kez karşılaştı ve kaybetti. Bu turnuvadaki ikinciliği ona dünya şampiyonluğu maçında oynama hakkını verdi. Birinci Dünya Savaşı yüzünden maç ancak 1921′de Havana ‘da başlayabildi. Maçın seyri beklenmedik şekilde gelişti. Capablanca dört oyun kazandı, on oyunda berabere bitti. 24 oyun üzerinde anlaşmış olmalarına rağmen Lasker ondördüncü oyundan sonra çekilmeye karar verdi. Dünya şampiyonluğunun 27 yıl sahibi olan büyük Lasker’in tek bir oyun kazanamadan maçı bitirmesi herkesi şaşkına çevirmişti. Capablanca’nın rüyası gerçek oldu. Basın onu “beloved of gods “olarak yüceltti. Satranç uzmanları onu “Satranç makinesi” olarak isimlendirdiler. Milyonlarca satranç oyuncusuna göre de o karşı konulmaz bir güçtü. Yeni dünya şampiyonunun parlak ve tartışma götürmez başarılarının basında hararetle tekrar edilmesi ve abartılması bir süre sonra Capablanca’yı, kendisinin yanlış bir şekilde yenilmez olduğu düşüncesine götürdü. Oyun disiplini ve çalışma kapasitesi eski düzeyinden uzaklaştı. Oyunundaki tehlikeyi sezme içgüdüsü de zayıflamıştı. Bu özellikle New York 1927 ‘de göze çarptı. Bu turnuva, galip bitirmesine dünya şampiyonunun oynunundaki krizin işaretçisiydi. Buna rağmen Alekhine dışında kimse bunu farketmedi. Capablanca Alekhine’le yapacağı maça üstün oyununun tekrar onaylanacağı bir olay gözüyle bakıyordu. Mücadeleli ve dramatik mücadeleden sonra maça tam olarak hazırlanan Alekhine Capablanca’yı Buenos Aires ‘de yenerek dünya şampiyonu oldu. Ünvanını kaybettikten sonra 1928′den 1939′a kadar Capablanca yarışmalarda başarıyla mücadele etti. Son resmi turnuvası 1939 yılındaki Buenos Aires Olimpiyadı idi. Küba’nın birinci masasında bu dahinin sonsuz yeteneği son defa tahta başında parladı. Birinci masalarda Alekhine’i gerisinde bıraktı. Üç yıl sonra 8 Mart 1942′de öldü. Capablanca en küçük avantajları bile kazanca çevirmeyi başarabiliyordu. Bu yüzden “Satranç Makinesi” takma adını almıştı. Oyunu öyle sağlamdı ki oynadığı 583 turnuva maçından 302’sini kazanmış 246’sını berabere yapmış ve sadece 35 tanesini kaybetmiştir. 1914 yılından 1927′ye kadar sadece 5 oyun kaybetmiştir. Bu bugünün hiçbir büyük ustasının ulaşamayacağı bir başarıdır. Bu sebeptendir ki Capablanca’nın ismi yenilmezlikle beraber anılmaktadır. Capablanca sadece aktif bir satranç oyuncusu değil aynı zamanda tanınmış bir satranç habercisiydi. Pek çok dünya satranç dergisine makaleleri ve analizleriyle katkıda bulunmuştur. 1920′de 35 oyununu anliz ettiği ilk kitabını, “Satranç Kariyerim” i yayınlamıştır. 1932 yılında da dünya çapında başarı gösteren “Yeni Başlayanların El Kitabı” nı basmıştır. Capablanca gelmiş geçmiş en büyük satranççılardan biridir. Öldüğü zaman ondan övgü ve hayranlıkla bahseden çok insan olmuştur ama belki de satranççıların düşüncelerini en iyi ifade eden Alekhine olmuştur: “Onun ölümüyle bir daha bir eşini göremeyeceğimiz bir satranç dahisini kaybetmiş bulunuyoruz. “

Dünya Şampiyonlarından Alekhine

1927-1935,  1937-1946 yılları arası dünya satranç şampiyonu olan “Aleksandr Aleksandroviç Alekhineçok saldırgan oyun tarzıyla ünlüdür.

Alexander Alekhine 1892 yılında Moskova’da doğdu. Ailesi zengin ve soyluydu. 9 yaşındayken Pillsbury’yi oynarken izledi ve büyülenmiş gibi kendini satranca kaptırdı. 4 yaş büyük ağabeyi o­na oynamasını öğretti ve gelişmesinde yardımcı oldu. Bundan sonra kuvvetli oyucularla oynadığı bir dönem başladı. Satranca olan yatkınlığı o küçük yaşında bile farkediliyordu. Büyük satranç oyuncularının oyunlarının bitmek bilmez analizleriyle satranç anlayışını yetkinleştiriyordu. “Novo Vreme” isimli gazetenin satranç köşesindeki Chigorin’in tüm oyunlarını çalıştı. 1908 yılında 16 yaşındaki genç, uluslararası maçlarda görünür olmuştu. Dusseldorf’daki turnuvada dördüncü ve beşinciliği paylaştı. Daha sonra bir takım maçlarda oynadı ve hepsini kazandı. Devamında Hamburg ve Karlsbad’daki turnuvalara katıldı ama başarısız oldu. Bununla beraber 1912 Stockholm ve 1913 Schveningen turnuvalarında birinciliği elde etti.

Alekhine, zamanının önemli bir bölümünü satranca harcamasına rağmen, başka ilgi alanlarına da sahipti. Eğitimli bir insandı. Çocukken çok iyi düzeyde Fransızca ve Almanca öğrenmişti. Devrimden sonra 1920′de sulh yargıcı oldu ve analitik zekasıyla kriminal olayları araştırmakta ve çözmekte olağanüstü bir başarı gösterdi. 1921 yazında en yüksek büyükustalık seviyesine ulaşınca Sovyetler Birliği’ni terketti ve dünya şampiyonluğu maçı için sponsor bulma arayışı içine girdi. Ağustos 1922′de yeni dünya şampiyonu Capablanca ile beraber Londra’daki uluslararası turnuvada oynadı. Bu turnuvada Capablanca’nın arkasından ikinci olarak dünya şampiyonluğu için kayda değer bir aday olduğunu gösterdi. 1924 New York turnuvasında aynı performansı gösteremedi ve birinci ve ikinciliği Lasker ve Capablanca’ya bıraktı. Bu kariyerine ağır bir darbeydi. Turnuvadan sonra Lasker onun için şöyle demiştir. “Alekhine büyük bir muamma, şüphesiz ki gelişimi henüz tamamlanmamıştır.”

Oyunlarını , galibiyetlerini ve yenilgilerini analiz eden Alekhine stiline hala bir şeyler eklemesi gerektiği sonucuna vardı. Ağır bir çalışma peryodu o­na Paris, Bern, Baden-Baden, Hastings, Birmingham, Buenos Aires ve Scarborough turnuvalarında önemli zaferler getirdi.

New York 1927 turnuvasının sonunda Alekhine Capablanca’nın sadece 2.5 puan gerisindeydi. Genel düşünce aralarındaki maçın Capablanca lehinde biteceğiydi. Peki Alekhine ne düşünüyordu? “Capablanca’dan 6 oyun almayı hayal etmek zor ama daha zoru o­nun nasıl benden 6 oyun alcağını hayal etmektir.” Maç Buenos Aires’de yapıldı. İki buçuk ay boyunca Buenos Aires halkı dünya satrancının iki devinin mücadelesine şahit oldular. 1927 yılında Alekhine’nin rüyası gerçek oldu ve 18.5′e 15.5 gibi bir skorla dördüncü dünya şampiyonu oldu. 1929 ve 1934′de dünya şampiyonluğu için maçlar yaptı Rakibi Bogoljubov’du ve iki maçta da Alekhine galip geldi. Skorlar 15.5 – 9.5 ve 15.5 – 10.5 idi . 1935 yılında Dr. Euwe ile bir maç yaptı ve 14.5 – 15.5 gibi bir sonuçla unvanını kaybetti. Bu yenilgi eski formuna kavuşması için sıkı önlemler almasına neden oldu. Sigarayı ve içkiyi bıraktı. Çalışmalarını eskisi gibi yoğunlaştırdı. Sonuç olarak 1937 yılında rövanş maçında unvanını geri aldı. Ve 1946′da ölene kadar unvanını muhafaza etti. Şampiyonluk ünvanını mezara götüren tek şampiyondur.